her akşam iş dönüşü bi türk kahvesi içerim. artık standartlaşmış klişeleşmiş bi şey benim için. bağımlısımıyım yoo o kadar da değil alışkanlık yorgunluk gayfesi kıvamında iyi oluyor. her seferinde de ilk yudumu almadan bakarım tepeisne ne var ne yok diye. ne şekil çıktı ? genelde bişey çıkmaz kuştu uçaktı börtü böcüktü kediydi köpekti at eşşekti ne bilim arada bi çıkar bunlar. ilk kez çıkan bi şekil. koca bir göz ve ordan akan bi göz yaşı damlası. alla alla kim ola ki bu neden ağllıyor ki falan derken hüüöp diye içtim göz yaşını. artık her kimse ağlamıyordu
dipnot: türk kahvesini kıtlama içerim yandan şekerli yanii.
dipnot2: tüm bunları okuyan kişi sana söylüyorum.. çok önem arz etmeyen bi durum biliyorum . e napim okumasaydın alla alla. sus şikayet etme
dip not3: hava çok soÄŸuk. sışarda bok donduran soÄŸuklar var aman haaa dikkat liolun sıkı giyinin sonra hasta olupta ona buna gribinizi satmayın…
dip not4: yazının başlığına aldanıp bunun şiir benzeri yada hikaye saçması bişey bekleyenler kusura bakmayın .
dip not5: aslında dipnot 5 yok bunuda kıllığına yazdım dip not 5 olsun diye….
17 Åžubat 2009 / 01:17
tüm gözyaÅŸlarını içelim…hiç biri akmasın…
soÄŸuklar fena geldi valla,3 kat giyisiyle donan biri olarak gribe yakalanmadan herkes kendine dikkat etsin diyorum…
sevgiyle kal