papatyalar bile biliyor du …

26 Åžubat 2009 yazar joezombi

papatyalar bile biliyordu
onu sevdiÄŸini
he sabah önlerinden geçerken o eski aşk şarısını mırıldanıyordu
papatyalarda dinlerdi
koca bahçe dolusu papatya eşlik ediyordu
biliyorlardı genç adamın kalbinden geçeni
hangi kıza tutkun oluğunu
içten içe yandığını
ama dile getiremediğinide biliyorlardı
yaz bitmeden
kış gelemden
kar yaÄŸmadan
bahçe panayır yerine dönecek miydi?
diye merak ediyordu tek gözlü derme çatma gecekondu camından bakan küçük kız
doÄŸuÅŸtan elinden alınmıştı kelimeleri, cümleleri, sözleri, ÅŸarkıları…
sanki sessiz bir zindanda karanlıktaydı
ta ki o genç adam şarkısına eşik eden papatya bahçesi korosunu duyana kadar
bir tanede gelincik, orkestranın şefi olsa gerek diye düşünmüştü.
günler biribirini kovalayan köpekler gibi hızlı geçti
yazın sonları
kız bi r gün bahçeninin önünden geçiyordu
hep bir ağızdan
seni seviyoor diye deli gibi bğırdılar
esintiyle gelen sadece kokuyu duydu kız
yüzünde gülümsemeyle hızlı hızlı gitti
bir dozer kolunu hunharca toprağa daldırdı
paparyaları bir orya bir buraya savurdu
tek odalı gecekondudaki kız gözyaşlarını tutamadı
ihtiyar adam ölünce hayırsız çocukları
belediyeden imar izni alıp apartman diktiler
papatya apartmanı da
mezar taşı oldu bahçenin
genç adam sevdiğinie kavuştu kavuştu en nihayetinde
ne panayır kuruldu bahçeye nede başka bişey
ama  papatyalar ölsede küçük kız ÅŸahitti herÅŸeye…

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | Yorum yok »

fena mı olur…

13 Åžubat 2009 yazar joezombi

normal bi mekan
sevgililer gününde aşıklar mekanına çevrilmiş olsa
küçük 2 taburesi
küçük 1 masası ve
üzerinde beyaz örütü olsun
bir tane mum koysalar
burgulu biÅŸey olsa
titrek titrek yansa
heyecanımıza ortak olsa
ortasında da bir kırmızı gül koymuş olsunlar
7 tane dikeni olsa
ellesek elimize batsa
bir damla kan beyaz örtüye bulaşsa
gülde bir yaprağını üzerine bıraksa
sadece o gün için tutulmuş yaşlı bir akordiyoncu
belki 14 yaşında ki torunueski püskü kemanı ile
daha önce hiç duymadığımız bi aşk parçası çalsalar
çok eski unutulan hüzünlü bir aşk parçası çalsalar
aşıklardan çalıp çalıp çalsalar
şarabımız aşk şarabı olsa
çalınan çalıntı hüzünlü parçada bizim parçamız olsa
açık hava soğukserin esse
ceketimi sana versem
senin yerine ben üşüsem
burnum aksa
romantik olma çabalarımı gece kelebekleri çalsa
gülüşünden, masadaki gül halinden utansa ve hatta solsa
saçların gecenin içinden çıkan ay ile parlasa
dibimizde dalgalanan marmara kıskansa, çılgına dönse
akordiyoncu amca aynı parçayı, hani bizim olacak olan parçayı tekrar çalsa
torunuda yorulup oturarak eÅŸlik etse
eski mekanın yaşlı sahibesi o parçanın sözlerini esirgemese
ve çok güzel söylese
bizde dans etsek
ahşap zemin gıcırdayrak bize ayak uydursa
yaÄŸmur yaÄŸsa
ıslatsa
ıslansak
müzik dursa
bakışsak
burun buruna
göz göze
dudak dudaÄŸa
öpüşsek
fenamı olur bu aşk kokan gecede
sevgili olsak
unutmasak

ekrem140209

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | 1 yorum »

yalnızlığı seçen kırmızılı kadın

27 Ocak 2009 yazar joezombi

bir eylül akşamı
ne sıcak ne soğuk
arada bi esen rüzgar üşütmüyor değil
barın yanında 3 5 kişi
masalar dolu
kalabalık bi gece
aşk şarkıları çalıyor
dans edenler
gülenler eğlenenler içenler
sadece barda
kırmızılar içinde
güzelliğinin yanında üzünütüsü ile oturan
hariç
herkes eÄŸleniyor
arada bir dansa kaldırmak isteyenleri geri çeviriyor
yalnızlığı seçmiş anlaşılan
kırmızı şarabını yudumlarken
sanki inatla aşk şarkıları çalmaya devam ediyor
arada bir esen rüzgarla saçları dalgalanıyor
kırmızı elbisesi savruuyor
güzellğini kırmızılarla gizlemiş
üzüntüsünüde şarapla boğmaya çalışıyor
hava baya bi serinledi
ince kırmızı elbisesi içinde titriyor
ceketimi neden yanıma aldıımı kendime bi kaç defa sormuştum
gereksiz hammalık yapmayı sevmiyorum
ama ceket sahibi buldu anlaşılan
yanına yaklaşınca kokusu içime işledi resmen
ceketi üzerine bıraktım usulca
gözleri ağlamaklı baktı
ceketim sahibini arıyordu
buldu
dedim
sahilde yürümek için gayet güzel bi gece
ayakkabılarım elimde
parmaklarımın arasında kaçan kumlarla
suyun sahille vuran sesiyle
ve geride bıraktıım
barın sesi azalmaya başladı
gülenler
oynayanlar dans edenler
içenler
_ve yalnızlığı seçen elinde bi şşe şarapla arkandan yürüyen ben
_ayın ışığı altına kırmızı elbisesiyle
güzelliği ile
rüzgarla oynaşan saçlarıyla
gülümseyerek
yürüyen sen…

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | 2 yorum »

küçüktük…

27 Ocak 2009 yazar joezombi

hatırlıyor musun
20 sene kadar önce
daha küçüktük
birbirini tutan ellerimiz
hayallerimiz
hayatımız
küçüktü
bu ağaçta öyle
bir fidandı
topraÄŸa dikerken
ellerin ellerimde kilitlenmiÅŸ
gözlerin gözlerimde kaybolmuş
dudaklarım dudaklarında ilk kez buluşmuştu
kalbim ise kim bilir nereye gitmiÅŸti
nerden bilelim bu kadar büyüyeceğini
bizi geçip bulutlara ulaşacağını
hani yıllar sonra beraber gelip bakacaktık
ne kadar büyümüş diye
gölgesinde berbaer yatacaktık
sarılıp uyuyacaktık
hani söz vermiştin
beraber gelecektik…

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | Yorum yok »

yarım yamalak yaÄŸmur…

27 Ocak 2009 yazar joezombi

yarım yamalak yağmur yağıyor
arnavut kaldımlı taş sokakta
rengi siyah
bi ucu kopuk
şemsiyem açık
yarım yamalak ta olsa koruyor
ıslanmaktan,
yıkanmaktan,
gözyaşlarından,
ne güzelde yıkanıyor taş sokak
son baharın yaprakları sal olmuş akıyor
ayaklarınım altından
bir kadın
bağırıyor can havliyle
ne oldu diye baktım yukarı
çamaşırlarını unutmuş
hala bağırıyor aceleyle toplarken
birini kaçırdı işte
baba yadigarı kara şemsiyemin
bi ucu kopuk teline takılıyor
ikinci defa yıkanan elbisesi…

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | Yorum yok »

sarhoÅŸun biri

25 Ocak 2009 yazar joezombi

adamın biri
gırtlağını yırtarcasına söylüyordu şarkısını
mutluydu
ya da deÄŸildi
kafası kıyaktı belli
içmiş içmiş şişenin dibini görmüş ne demeli
istediği sigara dalını vermeli
ve ÅŸimdi
bir elinde sigarası,
bir elinde ceketi
ile
daha mutlu bi şarkıcı vardı
yola devam etti
ceketi de arkasından yerleri süpürüyor
belediyeye iş çıkarmamak ister gibi
berbat sesiyle
gene sesini yükseltti
eski bir aşk şarkısı
ayrılık acısı
ardından kavuşma şansı
yaÄŸmaya baÅŸlayan yaz yaÄŸmuruyla
akıp gidiyor kanalizasyona
sonra marmaraya

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | Yorum yok »

pazar pazar aÅŸka bir adım kala….. sipariÅŸ

07 Kasım 2008 yazar joezombi

pazar pazar daha saat 9 olmadan
geceden kalanlar ayılmadan
bakkal kepengini açmadan
karga bokunu yemeden
dolaylı yoldan
tali yoldan
ağır ağır
sol arka tekerinin havası yarıyarıya inmiş
eski 70 küsür üstü açık arabasında
ne hava atmaya nede başka bir şeye atılmaya niyeti olmayan
arabasıda egzosundan çıkan kapkara dumanla
kanserliymiÅŸ gibi davranan
tali yoldan toz topraktan
olsa gerek
köh köh öksürerek
sallana sallana 8 çizerek
kırık aynasından arada bir dikiz atarak
gidiyor
aklı nerde kimbilir
üstü açık ya arabası belkide uçup gitmiştir
o yüzden radyossunun sesi sonuna kadar açık
kendi karga seside bi o kadar
kargalar bile şaşkın
radyosunda ki aşk şarıkları
saçı yağlı dağınık tozlu adamın dilinden
sokaklara dağılıyor
umrunda mı dünya
umrumda mı uyanmayanlar
umrunda mı uyanıklar
sanmam
asfaltı yamalı yollara kaydı ufaktan
mahalleliyi rahatsız ederek ufaktan
uyandırdı ufaktan
herkesden önce başkaları da uyanmış
saçlarını salmış
takmış takıştırmış
süslenmiş
giymiş kırmızı eteğini
sürmüş kırmızı rujunu
sallana sallana
kıvıra kıvıra
kaldırımdan usulca
yürüyor
aklı nerde kim bilir
siparişler alıancak
2 ekmek bi gaste bi paket sigara belkide aÅŸk meÅŸk
unutmazsa tabi
neydi 3 ekmek yarım kilo peynir bide sigaramıydı
neyse ne
diline dolanmış bir şarkı
sallana sallana kıvıra kıvıra gidiyor
yan yoldan sallana sallana
8 çizerek yarım yamalak arabasında
bir başkasıda
aynı şarkıya eşlik ediyor
yollar yollara
gözlerde gözlere çarpmadan
freni bozuk meretin kilitleniyor
duruyor
bakkalcı güzelide
sallana sallana
karşı kaldırımdan geçiyor
radyoda çalan şarkıya eşlik ederek
görmüyor
arabadaki kaldırımdakini
kadrımdaki de arabaının içindeki tamirciyi
ulan hurda ulan bozulacak zamanımı buldun
az biraz sonra bozulsaydınya…

dipteki kumların arasındaki not:
ilk defa birisi için karaladım kim için mi?
o kim olduunu biliyor :)

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | 2 yorum »

mültecinin gözyaşları

06 Kasım 2008 yazar joezombi

derisi kara
gözleri kara
saçları kara
hayatı kara
kapkara bir odada
44 arkadaşıyla
egenin ortasında
denizin ortasında
soÄŸukta
yaşlı bir balıkçı teknesinde
sadece ailesinin resmi cebinde
eli kalbinde
kalbi de ailesinde kalmış.
hayatlarıda,kelle başı bilmem kaç dolara
vicdansız köle tüccarlarında
köle tüccarının vicdanı da
küçükken inşaatta kalmış
başka bir vicdansızda
uyudu dümenin başında
karılar kızlar parayla oynaşıyor rüyasında
gecede kara
hemde zifiri kara
sakladı fırtınayı usulca
yaşlı balıkçı tekneside
dayanamadı daha fazla
alabora oldu karanlığa
teslim etti
derisi kara
gözleri kara
saçları kara
hayatı kara
kapkara
44 adamla…
akılları kalpleri binlerce kilometre ötede
umutları karşı kıyıda kaldı
bedenleriyse
sabahın kör karanlığında
vurmuş kıyıya
bi kısmı
kara kapkara ceset torbalarında
bi kısmıda
vicdansızların cebinde
toplanmış meraklı bakışların içinde
o tekneye binemeyen
bir başka mültecide
kara gözlerinden
kapkara gözyaşlarıyla
kaldırıyor 44 kara ruhun cenazesini
öte dünyaya
44 kara ruhun umutlarınıda cebine koyup
binlerce kilometre öteye
geri götürüyor sahiplerine
:(
11aralık2007

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | Yorum yok »

bitmeyen ÅŸey….

29 Ekim 2008 yazar joezombi

asla bitmeyen ÅŸey
sevdiÄŸinden
sevginin karşılığını beklemek
bir gülümseme dahi olsa yine de bekelemek
yaşı 70e merdiven dayamış sevdiğin
sana hala belediyenin diktiği çiçeklerden çalıp getiriyor,
seninde yüzünde güller açıyorsa…
buruşuk elleri çiziklerden kanıyor,
ve görünce, kalbin sızlıyorsa…
bir o kadarda kızıyorsan,
erkenden kara topraÄŸa gitti diye..
göz yaşların kırışık vadilerden nehir olup akıyor
çaldığı çiçekleri suluyorsa…
duaların arasına sıkıştırdığın,
seni çok özledim, yanına geleceğim günü bekliyorum, dediğin özlemlerin
iÅŸte o beklediÄŸin
ama bitmesini hiç istemediğin sevginin karşlığını beklemek
bazende peşinde deli gibi koşmaktır.

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | 3 yorum »

aÅŸk için, meÅŸk için, bi öpücük için…

18 Ekim 2008 yazar joezombi

neydi o 2 dakka önceki halin
papaz gibi
mağara adamı gibi, geziniyordun ortalıkta
mahallenin sümüklü veletleri korkup kaçıyordu bee
ne dediysek ne yaptıysak
adam edemedik seni
hamamın önünden geçmez olmuştun
kokuÅŸmuÅŸtun
amaa
bi kızın,
2 kelimesine,
bi gülüşüne,
üç kırıtmasına tav oldun.
koyun gibi 2 dakkada kırptı seni berber rıfat
bak ÅŸimdi
adama benzedin adamaaa
saçlara şekil verdi
sinek kaydı tıraş etti
parladın
maymunken
adam oldun
efendi oldun
ne için
aşk için
meşk için
bi öpücük için…

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | Yorum yok »

hiç olmazsa

22 Eylül 2008 yazar joezombi

Arslanın gölgesinde bir kedi olmaktansa
Sokak Köpeği olmayı yeğlerim
Hiç olmazsa özgür olurum
özgür ölürüm

Kategori ÅŸiir gibi ama deÄŸil | 3 yorum »

ArÅŸivler

Sayfalar

Son Yazılar

Son Yorumlar

deneme

Internet Marketing
Internet Marketing