koca memeli kadınların kocaları

07 Temmuz 2010 yazar joezombi

yarıp zıbarıp uyumak lazım,
rüyanda koca memeli kadınları görmek lazım,
koca memeli kadınların kocalarının seni ölümüne kovaladığını görmek lazım,
kan ter içinde uyanmak lazım,
sivrilerin bi ton yerinden kan sömürdüğünü görüp
bi ton küfür etmek lazım,
ışıkları yakmadan karanlıkta mutfağa gidip
bir bardak su içmeli sonra kesmediğini farkedip bir bardak daha su içmeli
yatağa geri dönüp koca memeli kadınların kocalarının geri gelmemelerini umut ederek tekrar uyumalı.

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 1 yorum »

kapı deliğinden gördüklerim

16 Aralık 2009 yazar joezombi

kapı çalar
tekrar çalar
uzun uzun çalar
tekme tokat girişir kapıyı çalan
omuz atıp kırar kapıyı kirişi ne bulursa
dalıverir bi hışımla içeri ardınan bi kadın kapıcı alt üst kat komşu bi ton nevale içerdedir
sessizlik
ardıdnan acı dolu bi feryat kopar
babaaa diye
1 haftadır sesi soluğu çıkmıyordu ihtiyarın
demekki ölmüş
tek başına göçüp gitmiş öte tarafa

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

kapı deliği

16 Aralık 2009 yazar joezombi

kapı çalar
deliğinden bakarsın
uzun zamandır görmediğin arkadaşın zannedersin
açıp baktığında
kapıcı
oda sana bakar
çöpü sorar
yok çöp möp yiyorum ben hepsini ziyan etmiuorum dersin
tırsar kapıcı
yusuf yusuf bi alt kata iner
kısık sesisini duyarsın
çöp varmı?
tek suçlu
kirli içi tozlanmış kapı gözüdür
silmzesin bırakırsın aynen o halde
tekrar içeri yalnızlığına geri dönersin…

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

şairlerin anlattığı şehir

16 Aralık 2009 yazar joezombi

-
bu şehri şairlerin anlattığı gibi zanneden bir deli olsam keşke
ya da hayalperest
pembe gözlükleri olan biri olsam
toz pembe görsem ortalığı
şairlerin anlattığı gibi görsem
karanlık sokak köşelerindeki tecavüz haberlerini duyamsam
hiç girmediğim ara sokaktaki cinayetin kanlı izlerini temizlemsem
başıboş sokak köpekleri yaşlı kadını parçalamasa
başıboş sokak köpekleri yaşlı kadını parçalamasaya da hemen 2 sokak aşağıda ki tinercilerin bir adamı yaktığını görmesem
her gün boğaza nazır oturduğum bankın üzerinde evsiz biri donarak ölmese
can feryat önümden geçen ambulansın içindeki kadının kocası tarafından 23 yerinden bıçaklandığına şahit olmasam
şairlerin anlattığı gibi bir şehir olsan ne olurdu ki?

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

belki birileri şu anda ölüyordur bu şehirde

16 Aralık 2009 yazar joezombi

belki birileri şu anda karanlık soğuk yarım kalmış bir inşaatın bodrumunda alacak verecek meselesinden birini öldüresiye dövüyor,
belki birisi bir meyhanede alkolün dibine vurmuş, sarhoş olmuş adını unutmuş,
belki birisişu anda sevgilisini bir başkası ile aldatıyor, belki birileri şu anda mesai yapıyor, gözlerinden uyku akıyor, patronu uyuyor,
belki birisi şu anda uyku tutmadığı için aptal tv programlarının tekrarlarını izliyor;
belki birisi şu anda gizli gizli balkonda cigara içiyor,
belki birisi şu anda boğaz köprüsünden intihar ediyor,
belki birileri şu anda bir beyaz eşya dükkanını 2 dakikada soyuyordur,
belki birisi şu anda bir kerhanede bir orospuyu inleye inleye düzüyordur,
belki birileri ÅŸu anda ossura ossura uyuyordur;
belki birileri şu anda son dakkaya bıraktıı yarın ki edebiyat sınavına hazırlanıyordur,
belki birileri şu anda hayatın anlamını çözmey eçalışıyordur;
belki birileri şu anda yarın çıkacak gastelerin 2. sayfasına malzeme oluyoydur,
belki birileri şu anda bir fahişeyi yol kenarında pazarlıyordur,
belki birileri şu anda soğuktan üşmüş 2 kat battaniyesine sarılıp uyumaya çalışıyordur camından sızan yağmuru suyuna bakarak,
belki birileri şu anda bahama adalarında yüzüyordur;
belki birileri şu anda bunları yazıyordur,
belki birileri şu anda bu şehirde tanımadığı birilerinin, bi şeyler yaşadığını düşünüyordur,

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

dost dediÄŸin

16 Aralık 2009 yazar joezombi

kötü bir gün işte
hava kapalı
rüzgarın sağı solu belli değil
yağmur deli gibi yağıyor
sokaklar şemsiye kırıkları ile dolu
3 5 liraya alınıp ilk rüzgarda bir kaç kolu kanadı kırıldıı için atılan bi ton şemsiye
ne yani eve götürüp tamir edilmez mi?
illa ki atılacak mı?
dedim ya kötü bir gün
arada şimşekler çakıyor sağlı sollu
bi o paratone bi bu paratonere
birileri hedefi şaşırıpta
kırık dökük bi çatı antenine uğramasa bari
dedim ya kötü bir gün
ambulansın biri deli dana gibi bağıra çağıra
trafikte sağlı sollu gidiyor
Allah bilir kim nerde ne durumda
dedimya kötü bir gün
sevgilimden ayrılmışım
iÅŸimden kovulmuÅŸum
evede icra gelmiÅŸ ben yokken
ne var ne yok götürmüşler
bu soğukta  üşenmemişler
dedimya kötü bir gün
dost dediğin kötü günde belli olurmuş
baksana bizim dost dediÄŸimiz
yağmurlu havası sevmiyormuş
bura beni sevsin
2 saattir bekliyorum bu kırık dökük durakta…

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 2 yorum »

ruh hali

02 Aralık 2009 yazar joezombi

Büünce ne olacan? sorusuna, hiç bi zaman doğru dürüst cevap veremedim.
bunun mesleki açıdan mı? bişey olmak,
yoksa bişeyler başarıp bişey olmak mı? olduğu arasında gebze harem minibüs hattı gibi gidip geldim.
cevabını bilmediÄŸim biÅŸeyin sorusunu sordular… cevap d şıkkı (cevap anahtarına bakınız*)

aslında,
ne yapmak istiyorsun? sorusu sorulmalı… ki bu çok tehlikeli bir sorudur.
çünkü; özgürlüğe giden yolu kulağına fısıldar, bu da pek istenmeyen birÅŸeydir. çünkü biÅŸeyler baÅŸarmaktır, fedakarlık gerektirir. bu da istenmeyen kapıya çıkar. tüh….
ne olmak istiyorsun? sorusu da; kalıplaÅŸmış bir esaretin altın bilezik vad eden bir cümle gibidir. alkış tutar. en iyisi amcalara çükünü göstermektir…

Bir işse, bu bişey olmak olayı
severek yapacağım işi bulamadığım için,
dolayısıyla katlanarak çalışmak zorunda kaldığım işimden zevk almaya çalışarak işimin ismi oldum.
yani ister istemez biÅŸey oldum.
Çoğu insan bişeyler olmak için dörtnala koşarken istediği şeyi aramaya bile fırsat bulamıyor.
ben, ne yapmak istediğimi çok iyi bulmama** karşın
yapamamanın verdiği bir ızdırabın içinde at koşturuyorum.

Zamanlaması mükemmel işleyen trafik lambalarının olduğu bir dörtyol ağzında gibiyim
ki biliyorum hangi yoldan gitmem gerektiğini ama o yöne dönüş yapamıyorum
sarı ışıkta bekleme zamanımı çoktan aştım
arkadan korna seslerini duyar gibiyim
ya kuralları çiğneyip dönülmez levhasından dönecem
yada yeşilin yandığı yolda devam edecem.

*cevap anahtarımı olmayan köpeÄŸim yedi sonra kustu…
**pazarda bağıra çağıra don kilot satmak bile şu sıra daha bi cazip geliyor.

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 1 yorum »

bi tur

30 Kasım 2009 yazar joezombi

bi tur atıp geliyorum.

son baharın son demlerinde.

yaprakların sessizce intiharını kaçırmadan,

kış soğuk kıçını göstermeden

bi tur atıp geliyorum…

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

soÄŸuk

22 Kasım 2009 yazar joezombi

akÅŸam
uyumadan hemen önce
gidip gezemediÄŸim
görmediğim
duymadığım yerlerde
çığ altında kalıp
soğuktan donup ölmek üzere olanlara bir dua ederken
sıcak battaniyemin hatta 2 battaniyemin içinde debelenirken
buraya bu şehirde tıkılı kaldığıma şükretmelimiyim diye düşünürken
sanırım uykuya dalmışım
ve her zaman ki gibi ordan oraya atlayıp karmaşık rüyalar gördüm
sabah
kahvaltıdan hemen önce
hiç bir kanalda haber olmayışı
internete bakacak tembelliÄŸimin oluÅŸu
teletexi hatırlattı
30 saat sonra
gidip görmediğim gezmediğim diye hayıflandığım yerlerde
donup ölmekten son anda kurtuldıklarını öğrenip
kahvaltımın tadını çıkarttım
sisten eser kalmayan istanbul’da
pazar günü güneşi görenler
gezip görmek için
fotoğraflayıp anı durdurmak için
dışarı atmış kendini

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

proje

07 Kasım 2009 yazar joezombi

ufak çaplı bir projeye giriÅŸtim. ara ara yazarım artık…saygıler sevgiler..

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 1 yorum »

sıkıntı…

22 Ekim 2009 yazar joezombi

Saçma sapan bile olsa yazacak birşeyler bulamadğım bir zamandayım,
Markete gidişteki alınacaklar listesini de yazasım yok,
(genel mutfak ihtiyaçları)
Arada gözüme kestirdiğim aburcuburlar da olmasza
3 kuruşa dönen hayatın anlamı çıkmazdı.
Standart olarak kış aylarında kronikleşen sinüzite bağlı baş ağrıları sinir katsayısına endeksli olarak grafik tablosuna yükselen bir ivme kazanmakta, borsaya endeksliolsaydı ya paraya para değilde farklı isimler koysaydım.
Doğalgaza bağlı aygaz üzeri değilde, odun ateşinde yanan bir soba üzerinde demlenen ıhlamur çayı olsaydı, tadı daha güzel olurdu diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Eminönündeki sobacıları gezsem odun kömür sobalarının fiyatını mı öğrensem acaba??
Hatta orta çaplı bi soba, 1′er metrelik 3 5 boru, bir dirsekle 1 kiloda kestanemi alsam,
Ne bileyim bu son bahar günlerinde kafam karmakarışık bi halde
Alıp başımı gidesim var cümlesini yazmak istemesemde harbiden alıp başımı gidesim var anasını satayım.
Nereye olursa olsun, güneş batmadan sakin sakin yürüyebileceğim bir sahil kenarı olsun tamamdır.

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 1 yorum »

yoktum

07 Haziran 2009 yazar joezombi

bi süreliğine ortada yoktum. ilgi ve alakadar olamadım naçizane sitemle. taşına iş değişikliği derken ancak kıçımı yere serdim ve bi göz atayım dedim.  yorum yapanlara saygı ve sevgilerimi yollarım.  doğru yere gelenlere ayrıca selamlar ederim.  :)

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 2 yorum »

dolunay

07 Haziran 2009 yazar joezombi

gece,
dolunay ile flört halindeyken
aşaa mahallede çingen düüğünün coşkulu müziği ile
balkonumda boÅŸ ÅŸarap ÅŸiÅŸeleriyle senin hayalin dans ediyor
sarhoşluğumun yarı uykulu halinde
yalnızlığımla beraber alkış tutarken
acınası halime
gecenin yaratıkları bile seyirci olmuş
damlarda sessiz sakin izliyorlar

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 1 yorum »

bir dilek tutsam havaide tatilde olsam …

08 Mayıs 2009 yazar joezombi

uzun zaman olmuş kadıköye gelmeyeli. gerçi bu seferde işim olmazsa gelmezdim ya.
uyduruk bi mp3 playerı tamire bıraktım.1 saat sonra gel dedi tamirci bozuntusu.gerçi adamın lafı aazıma dolandı aypod diye lan millet bütün mp3 pleyırlara ipod der oldu. selpak mendil gibi. markalaşan ürün evrensel bi ürün adına dönüşür ve orjinal ürünü ara bul bulabilirsen. 1 saat napılır kadıköyde plansız programsız. bi tur atılır sezon sonu hazır cepre 3 5 kuruş varken uzun kollu L beden svit alınır. 2 adet hemde. sonra karaköy eminönü vapur iskelesinin hemen yanına demir atıllır. marmara izleyicisi moduna geçilir. 3 5 kişi arasına karışılır. cool görünmek için kesinlikle çaba saftetmemekle birlikte bu marmara izleyicileri gayet cool görünürler (neyşınıl coğrafik bölüm 398) batmaya hazırlanan güneşte, amatör fotoğrafçıların tacizindeki boğaz marmara vapur üçgenindeki istanbulda, kendi halindedir yani olağan bi günün sonuna 5 kala ablanın biri korkuluklara yanaşıp cebinden çıkardığı selpakları teker teker marmara atmaya başladı. la havle bu ne günün bonusu olsa gerek. milletçe çok duyarlıyızya en fazla söylenip oflanırız bide arada eti puff yeriz.  2 3 derken ee yeter be abla deniz yeterince kirliyken deniz anaları çiftleşirken sende atma şunları (bu kısımda sadece abla napıon höyt möyt bodundaydım) ablanın kapağı cebinde geldiğini nerden bilim anasını satayım hıdrellezden dilek tutmuşmu neymiş onun için atıyormuş. ve bende biliyorum çöpe atılacağını çöpün dedi. iyi valla dedim. o zaman işimiz bunlara kalsaydı ben şimdiye kadar zengin olmuştum dedim. ne diiim ki başka havaide tatil yapardım o sıra. ama nerdee. aslında gayet geyik çerçevesinde dönen mevzuya bir marmara izleyicisi daha katıldı. iyide etti. muhabet geyiği çevremizde dört nala koşuyordu arad bi zıpladığıda oldu sanırım. vatikanda taş olmaması, venezuella kızlarıının çok güzel olması (harbiden çok güzeller öyle böyle diil) içmeyi bilen insanlarla içilmesi gerektiği  gibi bir çok konuda gayet eğlenceli muhabet ettik.

günün alkışları:
hıdrellez babında marmaraya selpak kağıt atan ablaya (gerçi ben büyü yapması olasılında bile duruyorum)
yarım saattir cep telefonu kamerasıyla batan güneşi çekmeye çalışan abiye
görme özürlünün katlanan bastonunun üzeründen usulca zıplayıp geçen sarışın minyon hatuna
suya düşen güvercinin son çırpınışlarına (yaşama mücadelesine)
mp3 playerımın sorunun 1 saat içinde halleden tamirciye
sabah yayınlanan kadın programlarındaki seyircilerden bi ton alkıışşşş gelsiinn…

dip not: muhabbetini esirgemeyen maramra izleyicisi arkadaşımla mesleki çalışmalarımız bir yerde kesiÅŸtiÄŸi için meslektaÅŸ sayılırımıyız acaba?? son anda benim sitenin adresini verdim ama ruh6.com’un altı kısmının  rakkamla olduunu söylemeyi unutursan. baÅŸka yere gider.

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 5 yorum »

angel

11 Nisan 2009 yazar joezombi

bafi dı vempayır slayer dan bildiğimiz angel fii tarihinde oynayan dizi. vampir avlayan vampir. bilen bilir. ufak bi nostalji niyetine ilk bölümünden itibaren izleyeyim dedim. müziğini unutmuşum nasıl olduğunu. hüzünlüymüş meğerse. ama asıl hüzün yaratan kısım ilk bölümün sonunda tekrar müziği dinlemek oldu.. zamanın nasıl çabuk geçtiği neleri geride bırakıyoruz gibi şeyler aklıma geldi.

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

sahte ilkbahar

28 Åžubat 2009 yazar joezombi

ne yani ilkbaharın gelişini bekleyecekmiydi?
börtü böceklerin  çiçeklerin ortalığı kaplamasını bekleyecekmiydi?
daha mart ın ilk haftası olmasına rağmen
3.cemre de  toprağa düşüp belini kırmışken
nedense kış yerini terketmemekte inat ediyorken
kararını verdi
hayır dedi…
yaşlı ninesinin ödünü kopararak
fırladı dışarı
eski püskü, derme çatma, ahşap kömürlüğe gitti
adı kömürlük ya ama kömürden eser yoktu
daha doÄŸrusu gereksizler evi gibiydi
birilerinin gereksizleri
onun için kaçınılmaz derecede gerekliydi
eşya üstüne eşyanın
örümcek ağların
kaçışan ferelerin
altında
een dipte
tahta kuruların ziyafeti için
çürümeye bırakılmış
gökyüzü manzaralı günlük güneşlik yeşillik dolu bir manzara
kim bu kadar gaddar olabilir diki??
ama parça parça uzun sıra sıra tahtalarda
renkleri birbirine karışmış
sırayla deneyerek
soÄŸukta titreyerek
bir bir toprağa dikmeye başladı
sahte ilkbahar yüzünü göstermeye başlamışken
güneşte bulutların arasından onu gözetlerken
hiç tahmin etmediği bir çift göz daha onu izliyordu
iki sokak aşağıdaki çiçekçinin
ölmeleri için çöpe attığı demet demet buket buket çiçekleri de
sağına soluna yerleştirdi
solmuş renkleri tekrar üzerinden geçti
birde eksik olan
7 deÄŸil 77 renkli
dibinde altın küp olan
gökkuşağınıda yapınca
boyaları aksada
en nihayetinde
sahte ilkbaharını bitirmişti
ama ona bakarken eksik bişeylerin olduğu apaçaık ortadaydı
havanın soğuk olması mı
hala mart ayı olması mı
gri bulutlar insafsızca ortalıkta olması mı
hayır
eksik olan ilkbaharın kokusuydu
titremeye başladı ellerini parmaklarını hissetmediğini farketti
eve gitme vakti
ilkbaharın gelmeye yoktu niyeti
arkasını dönmüşken
bir çift gözle karşılaştı
sahte ilkbahardaki sahte gözküyünden daha mavi renklere
şapşal şapşal bakıyordu
elinde bir saksı çiçekle durmuş kıza
hep özlediği koku geldi üşümüş burnuna
güneşte bulutların arasından çıkmaya karar verdiği anda
ilkbaharın aslında karşısında olduğunu anladı
sahte ilkbahara bakarken
elini tuttu ama soğuktan parmaklarını hissetmediği için farkında değildi

ekrem01.03.2009

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 1 yorum »

iki

30 Ocak 2009 yazar joezombi

1 koca çuval
2 küçük gıcırdayan teker üstünde
2 küçük nasırlı ellerle
2 küçük ayakla
yokuş yukarı
ağır ağır
yorgun yorgun
çekiyor
peşi sıra bi tane daha
geliyor
ard arda
2 kardeÅŸ
o çöp senin o çöp benim diye kavga etmeden
beraber karıştırarak
senin benim onun bunun şunun atıklarını topluyorlar
ayıklıyorlar
kartonları kağıtları
eski elbiseleri
belki bi oyuncak araba
belki kullanılmış bi okul defteri
belki az kullanılmış bi spor ayakkabı
ama genelde senin benim onun bunun ÅŸunun bokunu ayıkılıyorlar…

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

biraz gülümse …

29 Ocak 2009 yazar joezombi

gülümsüyordu
güzeldi
güzel gülümsüyordu
ağzımdan çıkamayan
dilimde dolanan
kelimeleri geri yutuyorum
acı tatlı az şekerli bol sütlü kahve tadındalar
gülümsüyor hala
bende gülümseyrek cevap versem iyi olur
ama sanırım ablak bi ifadeye bürünerek
evrimini tamamlayamayan eline muz verilmiÅŸ maymun gibi
gülümsüyorum sanırım
ayna da yokki bakayım
kadında değilim çantada ayna taşıyayım
gerçi onunki de tam bi gülümseme değil
sanki 15 dakka önce ağlamış
sonra zibidinin biri güldürmüş gibi
gözyaşlarınıda kağıt mendille silmiş
topak haline getirip
küllüğe sıkıştırmış
5 tanede sigara izmaritini de yanında söndürmüş
gözyaşlarını yakmamak için epey uğraşmış belli
gülümsüyordu
gülümsüyordum
dakikalarca sürdü
taki yaÄŸmur baÅŸlayana kadar
ıslak gülümsemesini açtığım şemsiyenin altına çağırdım
2 fincan sıcak kahve
1 dal sigara
biraz da gülümsemeyle
kaçışanları izledik

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

bulutlarda gezmek

27 Ocak 2009 yazar joezombi

bekle bende geliyorum
üzerinde koştuğun bulutlara
bende geliyorum
o kadar uzun bir ip bağladım ki
eski kömürlükten bulduğum kancaya
ilk geçen buluta sallayp yakalıyorum
ve geliyorum yanına
bulutların üzerinde
berbaer koşup gülüp gidebiliriz

ilaçların neredeys hepsini içmiş
acilen midesini yıkamalıyız

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

kırmızı valiz

27 Ocak 2009 yazar joezombi


kırmızı valizi yanında
sandalyesinin dibinde
ayakların dibinde
kırmızı kısa topluklu ayakkabılarıyla oynaşan
kırmızı aslında birazda bordo gibi duran
eskimiş, kenarları aşınmış
sol kenarında da tükenmezle bişeyler yazılmış ya da karalanmış
acınası haliyle duruyor
iyide kapatamamış
elbisesi ucunu göstermiş
valizin üzerindede hırkası var
sütlü kahve renginde
düğmeleri farklı farklı
kahveside sütlü
bol ÅŸekerli
yudum yudum içiyor
tadını alıyor
içi ısınıyor
inip kalkan uçakları mı
yaÄŸan yaÄŸmuru mu izliyor
derken
çakan şimşeğin ardından sağlam bi gök gürlemesiyle irkiidi
kahve fincanıı devirdi
bol şekerli ve sütlü tarafından
valizin üzerine
birada hırkasına
kırmızı
bordo gibi valizde tadına baktı kahvenin
sütü çok der gibiydi
anons yapılıyor
bilmem kaçıncı perodndan bilmem kaç sefern nolu uçak rötar yapmış
oflayanlar poflayanlar
asabiyetle garsonu çağıranlar
bir uğultuyla ulumaya başladılar
bir elinde kırmzı valizi
bir elinde hırkasıyla
ağır ağır gitti
bilmem kaçıncı perondaki bilemum kaç sefer nolu uçağa
gitti
yaÄŸmur dineceÄŸe benzemiyor
en iyisi
yerleri süpürmeye devam edeyim…

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

kaya balığı necati ve lüfer osmanın maceraları - bölüm 1

26 Ocak 2009 yazar joezombi

kaya balığı necati ve lüfer osmanın maceraları
Season 1 / episode 1

kaya balığı necati
gayet sıradan bi günde
haliç te
galata köprüsünün ayakları arasında turluyordu
istavritlerle kefallerin oltaya takılmasını izliyordu
8 çizerek deli dana gibi bağıra çağıra gelen lüfer osman
kan ter içinde nefes nefese
_ aa a a abii abii,koş şeeyy pardon yüz abi yüz
_ new var lan gene buldun?
lan varya ben bile bu her gün zıçtığımın körfezinde senin kadar abidik gubidik şey bulmadım.
ne azimmiÅŸ sendeki bea..
_ yaa abi gel iÅŸte bu sefer acaip biÅŸi buldum..
_ lan varya gene başımı derde sokacak bişey bulduysan zıçtım bacaağana ona göre haa..
_ ha ne? ne bacağı? nası yani.?!?!?!?
_ lan yok bişey hadi yüzmene bak..
tam o sırada köprünün altından geçmekte olan kadıkoy-karaköy teknesi
boku pösürü ne varsa boşaltır bi güzel mekanlarına
_ lan şerrefsiiizz.. gene aynı tekne değilmi lan osman.
_ evet abi o tekne . sen merak etme az kaldı bulacaz eşgalini.
_ gidin evinize sıçıın lan deyyuslarr..
_ tamam abi sinirlenme gel gidelim ..
bi süre sonra haliç köprüsünün yakınlarda..
_ lan gelmedik mi? 2 dakka dedin ömrümü yedin yollarda..
_ geldik geldik bak abi ilerde
_camgöz nurinin eski meyhanesinin yeri değilmiydi burası
_doğrudur abi. ne günlerdi bee.
_ evet lan her gece takılırdık içerdik sıçardık.
_ taki o güne kadar.
_ neyse abi eskilere dalmayalım
_ bak ÅŸurda iÅŸte yaklaÅŸ..
kaya balığı necati şimdiye kadar görmediği bişeyle karşı karşıyaydı
şok dumur üstüne dumru ve bilimum şaşkınlık ifadesini yaşamaktaydı..

devamı çok yakında …

Kategori KategorilenmemiÅŸ, gereksiz gibi | Yorum yok »

kapılar

17 Ekim 2008 yazar joezombi

karanlığa düşmüşken
tek başıma kalmışken
bir kapı açıldı
tanımadığım biri çıktı
elindeki bir topar anahtarı sallaya sallaya
yanıma kadar gelip koydu avcuma
anımsadığım sadece buruşuk derisiydi
ne beyaz takım elbisesini,
ne kır bahçeleri gibi kokan parfümü,
ne de yanındaki kurt kırması köpeği anımsıyordum
dilime dolanan 10larca soruyu soramadan geldiği kapıdan geri gitti
sorularımın cevaplarına giden kapıdan girdim bende
ama cevap yerine
açılmayı bekleyen bi ton kapı vardı karşımda
ne kırmızı takım elbiseli adam
ne de omzundaki karga vardı
geldiğim kapı
doğduğum odanın kapısıydı
anlaşılan doğmakla meşguldum
annemin acı çığlıkları arasında benim kesik kesik cırlayışım duyuldu
bu kadarmı acı çektirmişim anneme
hemde daha yolun başında
kapı kapandı ve küçüldü ve yokoldu

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

yalnızlığın muhasebesi

12 Eylül 2008 yazar joezombi

ölümü düşündü
bir yudum daha kahvesinden alırken
içkiyi bıraktığından beri
kahvye sigaraya dadanmıştı iyice
hay düşünmez olsaydı
kahveye şeker atmamaış
kızıp homurdandı kendisine
ve yalnızlığı, nasıl yalnız kaldığımıda düşündü
eşyasız evin tek müdavimi olarak
muhasebesini yapmaya karar verdi
sadece para sayabilen matematiÄŸi ile
ama neyin üzerine
evde tek parça bir kağıt yok
sadece son 10 yıldır aldığı
atmadığı
biriktirdiÄŸi
berbaber uyuduÄŸu
at yarışı gazeteleri var

taa ilk okulda alınıpta
ancak sayfaların yarısı doldurabildiği
sonra
evin tek bir kızı olmamasına rağmen
hali hazırda olan çeyiz sandığına kaldırılan
düz çizgili defterini çıkardı güç bela
köşelerini kemirmiş aç kalan fareler
sonra kaçmışlar batan gemiden kaçan fareler gibi
yemek yerine gazete yemekten sıkıldıkları içindir
neden atmamıştı
anımsadı
eski mahallesinde
çocuk aklıyla aşık olduğu
ama unutamadığı kızın ismi yazılıydı
kalpler içinde uçuşan kelebeklerin arasında
renkli boya kalemleriyle yazılı ismi
ölümü tekrar düşündü
çünkü
ismi kalpler içinde olan
başka biri için kendini asmıştı
karnında 3 aylık bebeği ile
o sıralar anlamı olmayan soru işaretleri ile dolanmış bi ölümdü
sonra ardından gelen yalnızlıktı
o zamanlar anlamı sadece sıkılmaktı
şimdi ise nerden başlayacağını biliyordu
soğuk kış gecelerinde
ısınmak için bile yakmadığı deftere baktı
hayatının muhasebesi için beklemiş gibiydi
tam baÅŸlayacakken
ayarı kaçmış televizyondan 6lının son ayağının anonsu yapıldı
ayağa fırladı elindeki ayağındakiler birbirie girdi
masa allak bullak oldu cigarası defterin üzerine düştü
tamda kalplerin uçuşan kelebeklerin ortasındaki ismin üzerine
6lı bitene kadar
okkalı küfürler boş odada yankılanırken
yaktı kül etti inceden inceye
arkasını dönüp görünce
bıraktı söndürmedi
sayfa defteri
defter 6lı kağıtlarını
ganyanlar gazeteleri
gazeteler evi yaktı
son anda yan komuşuusu çıkardı
3 derece yanıklarla hastanede gözünü açtı
bol dumanlı cigerlerinden kızın ismini söledi
ama kimse anlamadı…

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 3 yorum »

aÅŸk’a dair

01 Eylül 2008 yazar joezombi

millet aşkı deli danalar gibi ararken
biri halkalı çöplüğüne atmış
rezil rüzva bi halde leş gibi olmuşken
çingene karının biri buldu aşkı
temizledi cillop gibi yaptı
sonra
eskici pazarına götürdü
çok ucuza bir pezevenk aldı
aşkı geceleri pahalıya satmaya başladı

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 2 yorum »

çamur at izi kalsın..

31 AÄŸustos 2008 yazar joezombi

çamur at izi kalsın..

ama nasıl bi çamur
önemli olan o
ben ÅŸahsen ilkokula giderken
yağmurlu günlerde yol kenarlarının asfalt ile buluştuğu noktadaki
çamur birikintisinden bi avuç alıp
atmak isterim
izi kalacaksa çocukluğumun
sadece adı çamur olan,
anlamı ıslanmış toprak olan,
sonucunda anneden azar olan,
yıkayınca geçen
ve tekrar üzerinde şap şup oynanan
ÇAMURdan atmak isterim
izi kalacaksa harbiden çamurun izi kalsın

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

bir kelebeÄŸin hikayesi.

31 AÄŸustos 2008 yazar joezombi

kelebek kozasından ıkınarak çıkmış
kullanma talimatında ömrün 1 gün yazılıymış
parantez içinde 7 punto helvetica karakterinde ye, iç, sıç, çiftleş, üre ve öl yazılıymış
yemiş içmiş sıçmış
harika bi hatun bulup çiftleşmiş bile
ama nedense bişeyler yannış gitmiş
ölmemiş
ölmeyi becerememiş miydi acaba ?
sallamadı her gün yiyip içip değişik hatunlarla takılmış
ölmemiş
belki daha çok çiftleşmeli diye düşünmüş
alakasız tiplerle bile takılmış
bok böcekleriyle bile çifleşmiş
ortaya çıkan bebekleri görmek istemezsiniz inanın
seneler geçiş ölmemiş
herşeyin tadına bakmış yemiş içmiş sıçmış
sevişip çiftleşmiş defalarca
hatta sevmiş bile, sevmeyi öğrenmiş ama sevilmeyi öğrenememiş
yorulmuş artık yaşamaktan
hani 1 gündü 24 saatti
bunca zaman hep ölenleri izlemiş
intiharın anlamaını bilseymiş o sırada atarmış bir rakı bardağına kendisini
5. seneyi devirince artık çok yorulduunu hissetmiş
uçmak için bile mecali kalmamış
konmuş bir cam kenarına
içerde yatakta bir insan yatıyormuş
etrafında toplanmış bir kaç insan
yüzleri karanlık
gözleri yağmurluydu
insanın üzerinde bir bıçak varmış
neden acaba diye düşünürken
bir serçe kapmış onu
yemiÅŸ yutmuÅŸ
gözleri kararmış kelebeğin
gece bu kadar erken olmazdı
sonunda ölmüş kelebek

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 1 yorum »

Kabus

29 AÄŸustos 2008 yazar joezombi

yere düştü
dizleri acıdı
kafasınıda vurdu
alnından süzülen ılık kanı hissetti
silecek zaman yok
yorgun bitkin argındı
toprak yokuş ağrı dağı gibiydi
tepesinde kar olmayan küçük ağrı dağı
çık çık bitmeyecekmiş gibi
diğer yamacında nuhun gemisi demir atmıştı
son bir gayret
elleriyle, tırnaklarıyla sürünerek
karanlık çökmeden
gölgede yaşayanlara yakalanmamak için
tepeye ulaşmaya kararlıydı
tırnakları parçalandı kan oldu
geçtiği yerde iz oldu
yol oldu
yok oldu
uyandı
sadece bir kabustu

Kategori KategorilenmemiÅŸ | 1 yorum »

yalnızlık üzerine

28 AÄŸustos 2008 yazar joezombi

yalnız kalmıştı
elini uzattığından beri
herkes ama herkes
sevdiÄŸi sevmediÄŸi herkes
bir bir uzaklaştı
gün be gün
tek tek
yaşlı uyuz bir köpeğin üzerindeki bitler gibi döküldüler
vebalı cüzzamlı hisseti
yaralı berel, döküntülü çirkin
karanlıkta kaldı sonunda
ama eli cebi boÅŸtu
ne bir el feneri
ne çakmağı
ne kibriti vardı
kuyunun dibindekinde bile 3 kibrit vardı
ay bile tutulacak zamanı bulmuş
uyuya kalmıştı
melekler ÅŸeytanlar
cinler periler gulyabaniler
olan olmayan
inanılan inanılmayan
herÅŸey ama herÅŸey
acıdı üzüldü haline
yalnız kalan
fısıltı uğultu içindekilere
dönüp
ne bana acıyıp ne de üzülmenize ihtiyacım var
ben böyle gayet iyiyim
asıl siz kendinize üzülün
bana acıyıp üzülmekten yapacak başka birşeyiniz olmadığı için üzülün
karanlıkta
el yordamıyla yürüdü gitti…..

sonuç, insan ne olursa olsunbir yolunu bulur, iradesini kaybetmediği sürece.
———————————————
doğum günümden 1 gün sonra 2008

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

bulmak yada bulamamak

04 AÄŸustos 2008 yazar joezombi

aha iÅŸte tam bu
kendimi kaybettim
kaybetmek sonra bilmak
bi poka yaramamak
üzülmek
sonra sallamamak
bulduÄŸunu ortaya koymamak
yani aslında bulunan şey
kıymete bindiği için
buzdolabının en dip köşesine tıkıştırmak
zamanı gelince çıkartmak
buzunun çözülüp kıvama gelmesini beklemek
arada film izlemek
düdüklü tencerede bulunan beni pişirmek
sonra yiyip kusmak gerek
peki ne zaman zamanı gelince
bi engel olmazsa
olsada olmasada kalanı (kusmuğu ortaya dökmek)
kaçışanları izlemek
kalanlarla ortalığı temizlemek
onlar dosttur onlar arkadaştır
içlerinden biri sevgilidir
biri ailedir
biri evcil hayvanındır
peki kaç kişi kalmıştır geriye
sağ elinin parmağı kadar
yada sol ayak parmakların kadar
o kadar

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

oyuncak gibi

29 Temmuz 2008 yazar joezombi

üzeri tozlu
yıllar yılı el değmemiş
oynanmamış
sapasaÄŸlam oyuncak
ah ÅŸu zenginler
oynayamayacakları kadar oyuncak alıp
sevemediklerini
sevmeyi beceremediklerini unuturlar
ve unutuldum zannettim.
kenara atılmış
yada
başka bir çocuğa verilecek
eski püskü bir oyuncak
gibi hissettim
çöpe atılsam daha iyi
kargalar martılar
kolumu bacağımı kanadımı koparmadan
oyuncağı olmayan bir çocuk bulur
sevinir
güler
oynar

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

sahte tanrı

05 Temmuz 2008 yazar joezombi
taştan çamurdan kendilerine tanrı yapaıp taparlardı
kurban bile verirlerdi
çocuklarını, başkaların çocuklarını,
hayatlarını, umutlarını herşeyini..
ÅŸimdi,
paradan tanrı yapmışlar
petrol ve kanla sıvamışlar
tanrılarına bakanların gözlerini kör ediyorlar,
el uzatanların elini kesiyorlar,
elletmiyorlar,
kuÅŸ bile kondurtmuyorlar, kendi yaptıkları taptıkları tanrılarına…
ÅŸimdi,
herkes sefil,
herkes aç,
umutsuz,
inancını kaybetmiş halde,
sadece biri çıkıpta
o tanrıya bir kibrit çaksa diye
dua edenler var….

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

rım rım rım tırınınım…..

11 Haziran 2008 yazar joezombi

rım rım rım tırınınım…..

beş parasız yolda kaldım
yağan yağmurda kıçıma kadar ıslandım
aÄŸladım, aÄŸladım…
yalnız kaldığımı anladım,
yapayalnız.
bi anda çocukluğuma daldım,
dalmaz olsaydım..
yediğim dayakla kaldım
acı acı bağıran kornanın sesine uyandım
ama geç kaldım,
kaçamadım
arabanın altında kaldım
öldüm,
cenazeme katıldım
ağlayanlarla ağladım,
dualarla gömdüler,
toprağın altında kaldım
uzun zaman bile geçmeden unutuldum
mezar taşımı bile çaldılar
isimisiz oldum
üzerimde otlar büyüdü
yeşil bi çayır oldum.

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

siyah misket

11 Haziran 2008 yazar joezombi

eli cebinde şıkır şıkır seslerle
adım adım önümde
merak ettim
pşştt çocuuk ne var cebinde ?
miskeett ..
bi tane versene .. dedim
kafasını kaşıyan eli gitti cebine
şıkır şıkır seslerin içinde
aradı taradı
çıkarta çıkarta siyah bi misket çıkardı
renklisi yokmuydu
çocuk kayboldu
??
siyah misketle kala kaldım..

Kategori KategorilenmemiÅŸ | Yorum yok »

ArÅŸivler

Sayfalar

Son Yazılar

Son Yorumlar

deneme

Internet Marketing
Internet Marketing